Peki, Gazzeli çocukların aslında ne hakkı vardı ve bugün geriye ne kaldı?
Dünyanın neresinde doğarsa doğsun, her çocuk Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınmış evrensel haklara sahiptir. Bu haklar; din, dil, ırk veya coğrafya gözetmeksizin her çocuğun doğuştan sahip olduğu tartışılmaz gerçeklerdir. Ancak bugün başımızı Gazze'ye çevirdiğimizde, kağıt üzerinde tüm dünyanın kabul ettiği bu hakların, savaşın ve yıkımın gölgesinde nasıl enkaz altında kaldığına şahit oluyoruz.
Peki, Gazzeli çocukların aslında ne hakkı vardı ve bugün geriye ne kaldı?
Yaşama ve Barınma Hakkı
Ne hakkı vardı? En temel insan hakkı olan yaşama hakkı. Her çocuğun çatısı akmayan, bombalardan uzak, ailesiyle birlikte güvende hissederek uyuyabileceği bir eve sahip olma hakkı vardı.
Şimdi ne oldu? Evlerin yerini moloz yığınları, ninnilerin yerini ise siren ve patlama sesleri aldı. Barınma hakkı yerle bir olurken, yaşama hakkı her saniye hayatta kalma mücadelesine dönüştü. Bugün Gazze'de bir çocuğun en büyük başarısı, yarına sağ çıkabilmek haline geldi.
Eğitim ve Gelecek Hakkı
Ne hakkı vardı? Her sabah sırt çantasıyla okuluna gitmek, arkadaşlarıyla öğrenmek, yeteneklerini keşfetmek ve gelecekle ilgili umut dolu hayaller kurmak en doğal hakkıydı.
Şimdi ne oldu? Eğitim sistemi tamamen çöktü. Okulların birçoğu yıkıldı, ayakta kalanlar ise evlerini kaybeden binlerce insanın sığındığı, kapasitesinin çok üzerinde derme çatma kamplara dönüştü. Kalem tutması, defter açması gereken o küçük eller; şimdi enkazdan eşya çıkarmaya, ailelerine yardım etmeye çalışıyor.
Sağlık ve Yeterli Beslenme Hakkı
Ne hakkı vardı? Hastalandığında nitelikli tedavi görebilmek, temiz içme suyuna, ilaca ve fiziksel gelişimini sağlayacak doyurucu, sağlıklı gıdalara ulaşabilmek her çocuğun hakkıydı.
Şimdi ne oldu? Sağlık altyapısı ağır hasar aldı, hastaneler temel işlevlerini yitirdi. Temiz su bir lüks, ekmek ise bulunmaz bir nimet oldu. Yetersiz beslenme, açlık ve salgın hastalıklar, bombalar kadar büyük bir tehdit oluşturuyor. İlaçsızlık ve tıbbi yetersizlikler yüzünden tedavi edilebilir en basit hastalıklar bile ölümcül sonuçlar doğuruyor.
Oyun ve Sadece "Çocuk Olma" Hakkı
Ne hakkı vardı? Sokaklarda neşeyle koşuşturmak, parklarda oynamak, gülmek, ağlamak ve omuzlarında dünyanın yükünü hissetmeden sadece bir "çocuk" olmak hakkıydı.
Şimdi ne oldu? Oyun alanları harabeye, sokaklar ise tekinsiz bölgelere dönüştü. Gazzeli çocuklar çok erken büyümek, yetişkinlerin bile kaldıramayacağı psikolojik ve fiziksel yükleri omuzlamak zorunda kaldı. Onların ellerinden alınan en büyük şey evleri veya eşyaları değil; bizzat çocukluklarının kendisi oldu.
Çocuk hakları coğrafya seçmez. Bir yerde çocukların hakları ellerinden alınıyorsa, orada insanlığın onuru yara alıyor demektir. Gazze'deki çocukların isimleri var, yüzleri var ve her şeyden önemlisi, tıpkı diğer tüm çocuklar gibi yaşanmayı bekleyen hakları var. Bu gerçeği görmek, duyurmak ve unutmamak; sadece vicdani değil, insani bir sorumluluktur.

