Hak ve HürriyetÇocukEğitimKültür Sanat
Tevazu İnsani Yardım Derneği
Gazze’de Soykırım ve Mücadele

Gazze’de Soykırım ve Mücadele

10 Ağustos 2026

Gazze sokaklarında yükselen o tek gerçek hiç değişmiyor: Sessizce ve derinleşerek devam eden bir soykırım.

Dünya diplomasisinin hareketli koridorları, bölgesel güç çatışmaları ve günden güne değişen küresel krizler, insanlığın gözünü Gazze’den başka yönlere çevirmesine neden oluyor. Uluslararası kamuoyu odağını başka çatışma alanlarına kaydırırken, Gazze sokaklarında yükselen o tek gerçek hiç değişmiyor: Sessizce ve derinleşerek devam eden bir soykırım.

Aylardır, yıllardır devam eden bu insanlık dramı, medya manşetlerindeki yerini kaybettikçe sanki sona ermiş gibi bir algı oluşturulmak isteniyor. Oysa sahadan gelen acı gerçekler, varılan dönemsel mutabakatlara ve ilan edilen ateşkes sözlerine rağmen Gazze’nin adım adım işgal edildiğini ve yok edildiğini gösteriyor. Bugün Gazze topraklarının büyük bir kısmı doğrudan işgal altında; geriye kalan daracık alanlarda ise milyonlarca insan, enkaz yığınlarının arasında hayata tutunmaya çalışıyor.

Masadaki Sözler, Sahadaki Gerçekler: İnsani Kriz Derinleşiyor

Kağıt üzerinde kabul edilen yardım kotaları, ne yazık ki sahada karşılık bulmuyor. Gazze’ye girmesine izin verilen insani yardım miktarı, bölgedeki temel ihtiyaçların üçte birine bile ulaşamıyor. Birleşmiş Milletler ve uluslararası sağlık örgütlerinin raporları, durumun vahametini gözler önüne seriyor:

  • Açlık ve Yetersiz Beslenme: Yardım tırlarının engellenmesi nedeniyle 1,6 milyondan fazla insan gıda güvencesinden yoksun. Bölgede açık bir kıtlık hüküm sürüyor.

  • Sağlık Sisteminin Çöküşü: Su tesislerinin %90’ının kullanılamaz hale gelmesi, hastanelerin hizmet verememesi ve tıbbi malzeme eksikliği yüzünden her gün onlarca insan tedavi edilemediği için hayatını kaybediyor.

  • İşsizlik ve Ekonomik Yıkım: İşsizlik oranının %80’leri aştığı kentte, insanlar değil bir ev kiralamak, en temel gıda maddelerine bile ulaşmakta zorlanıyor.

Tüm bu ablukanın ve yıkımın ortasında hayatını tehlikeye atarak gerçekleri dünyaya duyurmaya çalışan gazeteciler ise doğrudan hedef alınıyor. Dünya basınının bölgeye girişine izin verilmezken, Filistinli basın mensupları hem yaşanan trajedinin tanığı hem de ne yazık ki kurbanı olmaya devam ediyor.

Enkaz Arasında Sanal Bir Hayat: Çadırlar ve Kaybolan Hatıralar

Gazze’de başını sokacak dört duvarı olan bir ev bulmak artık imkansız bir lükse dönüştü. Nüfus yoğunluğunun kapasitelerin çok üzerine çıktığı Deyr Belah gibi bölgelerde aileler; yazın sıcağına, kışın dondurucu soğuğuna karşı hiçbir koruyuculuğu olmayan incecik kumaş ve plastik çadırlarda yaşam mücadelesi veriyor.

Altyapının yok olduğu, temiz suyun ve elektriğin bulunmadığı bu çadır kentlerde en büyük yükü şüphesiz kadınlar, çocuklar ve yaşlılar çekiyor. Okulların yıkılması veya sığınaklara dönüşmesi nedeniyle eğitim hakkından mahrum kalan bir nesil, soykırımın gölgesinde büyüyor. Ancak Gazze’deki yıkım sadece binalarla sınırlı değil; insanların doğup büyüdüğü sokaklar yok olurken, nesillerin biriktirdiği hafıza ve hatıralar da toprak altına gömülüyor.

Yıkılamayan Ruh: Umut ve Kardeşlik

Her şeye rağmen Gazze sokaklarında gezerken karşılaşılan en çarpıcı gerçek; insanların birbirine olan tutunma arzusu ve direnme iradesidir. Dünyanın gösterdiği duyarsızlığa, her an tepelerinde gezen bomba tehdidine ve fahiş fiyatlara rağmen Filistin halkı; pazarlarını kurmaya, çocuklarına oyun alanları oluşturmaya ve paylaşmaya devam ediyor.

Enkazların arasına kurulan dev ekranlarda izlenen bir futbol maçı bile, bu insanların ellerinden alınmak istenen "normal bir hayat" hakkına nasıl sarıldıklarının en somut kanıtı. Gazzeliler binaların yeniden inşa edilebileceğini biliyor; yıkılan hayatların ve kaybedilen canların telafisi olmadığını da... Buna rağmen ümitsizliğe teslim olmayı bir seçenek olarak görmüyorlar.

Tevazu Derneği Olarak Çağrımızdır: Hak ve Hürriyet Susturulamaz!

"Hak ve Hürriyet" değerlerimizin gereği olarak hatırlatıyoruz: Bir yerde insanlık onuru ayaklar altına alınıyorsa, oradaki sessizlik suça ortak olmaktır.

Gazze’de yaşananlar sadece bir coğrafyanın değil, bütün bir insanlığın imtihanıdır. Medyanın ilgisi azalsa, küresel sistem gözlerini kapatsa da bizler Filistinli kardeşlerimizin sesi olmaya, adaleti haykırmaya ve insani yardımları bölgeye ulaştırmak için mücadele etmeye devam edeceğiz.

"Unutulan soykırım, tekrarlanan soykırımdır." Gazze’deki mazlumların ahı ve hakkı için; unutmuyoruz, unutturmuyoruz.

Gazze’de Soykırım ve Mücadele
Bilgi AlGönüllü Ol